01.11.2026Pasinler☼
Pasin Ovası · Erzurum · TürkiyeYerel habercilikte hızlı, anlaşılır ve güvenilir yayın
Pasinlerin Sesi
Tarihin İzindeDadaşın Sesi
◖ SON GELİŞMELER
TÜMÜ →
Ana Sayfa › Köşe Yazıları
REKLAM · HABER DETAY ÜST
· Köşe Yazıları ·

Erzurum Nerede? Biz Nereye Gidiyoruz?

Erzurum Nerede?  Biz Nereye Gidiyoruz?
◷ 3 dk okuma◉ 0 görüntülenmePasinlerin Sesi Haber Merkezi

Erzurum’un mertliğini ve dadaşlığını anlatırken, sosyal medyada neyi alkışladığımızı da sorgulamak zorundayız. Hikmet Ergün, sanal hediyeler ve görünürlük uğruna aşınan saygınlığımıza, mahalle kültürümüze ve kaybolan değerlerimize ayna tutuyor.

REKLAM · HABER İÇERİĞİ ARASI
Sosyal medya şaklabanlığı, sanal dilencilik ve kaybolan değerlerimiz… Ben bu memleketin insanıyım. Erzurum’u, Hasankale’yi bilirim. İnsanını, sokağını, mahalle kültürünü bilirim. Hayatım boyunca farklı şehirlerde yaşadım, farklı insanlarla tanıştım. İyisini de gördüm, kötüsünü de… Bu yüzden geçmişi kusursuz, bugünü bütünüyle kötü gösterme derdinde değilim. Ama bugün sosyal medyada gördüklerim karşısında kendime bir soru sormadan edemiyorum: Bizim insanımız hep böyle miydi, yoksa biz zaman içinde bazı değerlerimizi mi kaybettik? Erzurum’un bir mahalle kültürü vardı. İnsanlar birbirini tanır, birbirinin ailesini bilir, sözüne ve duruşuna değer verirdi. Büyük dediğimizin bir ağırlığı, sözü dinlenenin bir sorumluluğu vardı. Elbette o günlerin de yanlışları, üstü örtülen meseleleri vardı. Fakat insanın kendisini toplum içinde nasıl temsil ettiğine dair görünür bir hassasiyet de vardı. Bugün sosyal medyaya giriyorum; memleketimden tanıdığım insanları görüyorum. Bir zamanlar ağırbaşlılığıyla bildiğimiz kişiler, canlı yayınlarda ilgi çekmek uğruna kendilerini hiç yakıştıramadığımız durumlara sokabiliyor. Kimisi dilenciliği andıran yayınlarla para veya hediye toplamaya çalışıyor, kimisi izlenmek uğruna ölçüyü kaçırıyor. İnsanın geçim sıkıntısı çekmesine sözüm yok. İhtiyaç sahibine yardım edilmesine de karşı değilim. Yardımlaşma bizim kültürümüzün en kıymetli taraflarından biridir. Benim itirazım yoksulluğa değil; insanın çaresizliğinin gösteriye, mahremiyetinin kazanca, saygınlığının da sanal alkışa dönüştürülmesine. Bir insanın ekmeğini kazanmak için çalışması baş tacıdır. Ama sosyal medya, insanları daha fazla hediye almak için kendilerini küçük düşürmeye, özel hayatlarını teşhir etmeye veya başkalarının önünde ölçüsüz davranmaya yöneltiyorsa burada durup düşünmemiz gerekir. Üstelik mesele yalnızca yayını açan kişi değil. Onu izleyen, teşvik eden, yaptığı her davranışı alkışlayan ve para göndererek ödüllendiren bir kitle de var. Peki biz neyi ödüllendiriyoruz? Emeği mi, gösterişi mi? Karakteri mi, takipçi sayısını mı? İnsanın onurunu mu, birkaç dakikalık eğlenceyi mi? Elbette sosyal medyada yayın yapan herkesi aynı kefeye koyamayız. Dürüstçe üreten, sanatını sergileyen, geçimini emeğiyle sağlayan insanlar da var. Eleştirdiğimiz şey sosyal medyanın kendisi değil; ilgi uğruna her sınırın aşılmasını normalleştiren anlayış. Bir memleketin değerleri yalnızca geçmişiyle övünerek korunmaz; bugün nasıl yaşadığımızla korunur. Erzurum’un mertliğini, dadaşlığını, misafirperverliğini anlatmak kolay. Asıl mesele, bu değerleri günlük hayatımızda yaşatabilmek. Dadaşlık yalnızca bir isim, bir kıyafet veya bir geçmiş hatırası değildir. İnsanın sözüne sahip çıkması, kendine ve başkasına saygı duyması, zor durumda kalana el uzatmasıdır. Kimseye tepeden bakmayalım. Kimsenin yoksulluğuyla, çaresizliğiyle alay etmeyelim. Fakat yanlış gördüğümüz davranışları da sırf hemşehrimiz diye görmezden gelmeyelim. Memleket sevgisi, her yapılanı savunmak değil; gerektiğinde kendi insanımıza da doğruyu söyleyebilmektir. Belki de kendimize şu soruyu sormanın zamanı geldi: Biz çocuklarımıza nasıl bir Erzurum bırakacağız? Geçmişteki değerleriyle övünen ama bugünkü davranışlarını sorgulamayan bir memleket mi, yoksa kendi yanlışlarıyla yüzleşebilen bir toplum mu? Ben Erzurum’u kötülemek için değil, Erzurum’un değerlerini önemsediğim için bu soruları soruyorum. Çünkü memleket sevgisi, yalnızca memleketi övmek değildir. Bazen insanın en sevdiği yere ayna tutmasıdır. Erzurum nerede, biz nereye gidiyoruz? Bu sorunun cevabını yalnızca sosyal medyada değil, kendi vicdanımızda arayalım. Kaleme alan: Hikmet Ergün
OKUR GÖRÜŞLERİ

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.
Hakaret, tehdit, kişisel veri ve spam içeren yorumlar yayımlanmaz.
Bu habere henüz yayımlanmış yorum yok. İlk görüşü siz bırakabilirsiniz.

İlgili Haberler

Aynı kategori veya bölgeden