Pasinler’in Asıl Kaybı Göç Değil, Gençlerin Gelecek Umududur!

Pasinler’in Asıl Kaybı Göç Değil, Gençlerin Gelecek Umududur! Bir ilçenin en büyük kaybı, nüfusunun azalması değil, gençlerinin geleceğini başka şehirlerde aramak zorunda hissetmesidir.
Erzurum Pasinler’in tarımı, hayvancılığı ve termal turizm potansiyeli var. Ancak var olan potansiyel, insanın hayatına dokunmuyorsa tek başına anlam taşımaz.
Asıl mesele, gençlerin neden gittiğinden önce, onlara kalmak için ne sunulduğudur.
Pasinler’in geçmişiyle övünüyoruz. Tarihini, toprağını, değerlerini anlatıyoruz.
Peki, geleceğini aynı kararlılıkla inşa edebiliyor muyuz?
İşte asıl mesele burada!
Pasinler’in kaybı yalnızca giden gençler değil, kalanların da yarınlarını başka şehirlerde aramaya başlamasıdır.
Bir gence memleket sevgisini anlatmak kolaydır.
Ona iş, gelir ve geleceğini kurabileceği bir ortam sunmak ise gerçek sorumluluk ister. Çünkü insan doğduğu yeri sevebilir ama hayatını yalnızca sevgiyle sürdüremez.
Gençler başka şehirlerde eğitim, iş ve yeni fırsatlar arıyorsa bunu yalnızca bireysel tercih olarak değerlendiremeyiz. İlçenin ekonomik imkânlarını, istihdam olanaklarını ve gençlere sunduğu geleceği de sorgulamalıyız.
Potansiyel var, ya sonuç?
Pasinler’in tarımı, hayvancılığı ve termal turizm imkânları önemli değerlerdir.
Ancak bu değerler kaç kişiye iş sağlıyor, üreticinin gelirini ne ölçüde artırıyor, genç girişimcilere hangi kapıları açıyor?
Potansiyeli anlatmak kalkınmak değildir. Kalkınma; üretimin büyümesi, yatırımın artması ve insanların yaşadıkları yerde gelecek kurabilmesidir.
Tabi ki yerel yönetimlere, siyasi temsilcilere ve ilgili kurumlara önemli sorumluluklar düşüyor. İlçenin ekonomik gelişimi için somut hedefler belirlenmeli, projeler takip edilmeli ve sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmalı.
Pasinler insanı artık alışılmış vaatleri değil, yapılan işleri ve ortaya çıkan sonuçları da görmek istiyor. Çünkü bir ilçenin geleceği, içi boş açıklamalarla değil, insanların hayatında meydana gelen değişimle ölçülür.
Gençler nasihat değil, fırsat istiyor!
“Memleketine sahip çık” demek kolay. Peki, memleket gençlerine nasıl sahip çıkıyor?
İş ve girişim imkânları yetersizse, gençlerin önünde mesleki ve ekonomik geleceklerini kurabilecekleri seçenekler sınırlıysa yalnızca aidiyet duygusuna seslenmek yetmez.
İnsanlar çaresiz...
Pasinler’in ihtiyacı, kahve köşelerin de geçmişin başarılarını anlatmakla yetinen değil, bugünün imkânlarını yarının fırsatlarına dönüştüren bir anlayıştır.
Tarımda katma değeri artırmak, termal turizmi geliştirmek ve yeni istihdam alanları oluşturmak, bu hedefin önemli parçaları olabilir.
Bunların gerçekleşmesi için sorumluluk alınmalı, hedefler belirlenmeli ve hesap verilebilir bir kalkınma anlayışı benimsenmeli.
Çünkü mesele gençleri gitmekten vazgeçirmek değil, kendi memleketlerinde kalmayı da güçlü bir seçenek hâline getirmektir.
Bana göre, Pasinler’in asıl kaybı göç değil; gençlerinin kendi memleketlerinde bir gelecek olduğuna dair inancını yitirmesidir.